Sayfalar

Site İçinde Ara

Tüketici Hakem Heyeti Kararı Nasıl İcraya Konulur Yeni Tüketici Kanunu ve Uygulamaları İle Neler Değişti Tüketici Davalarında Belirsiz Alacak Meselesi Bıktıran SMS Reklamlarını Şikayet Edebilirsiniz Bizi Facebook ve Twitter'dan Takip Edebilirsiniz Bize Yazın Cevap Verelim

3 Ağustos 2017 Perşembe

Emekli maaşına haciz konulamaz.


5510 Sayılı Kanun’un 93 üncü maddesinde; Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir. hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükme göre Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen aylık ve gelirlere, sadece SGK’ya olan borçlar ve nafaka borçları için haciz konulabiliyor.

EMEKLİDEN BORÇ KESİNLEŞMEDEN ÖNCE MUVAFAKKATNAME ALINMASI- EMEKLİ MAAŞINA BLOKE KONULMASI- ÖDENEN BEDELLERİN İADESİ TALEBİ.

T.C.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi        
Esas No          : 2015/12436
Karar No       : 2017/1233
Karar Tarihi : 02.02.2017

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.


KARAR
Davacı, davalı ...'den emekli maaşı aldığını,dava dışı bankalardan kullandığı kredilerin taksitleri nedeniyle maaşına bloke konulduğunu, bu blokenin kaldırılmasını talep etmesine rağmen davalı yanca kaldırılmadığını ileri sürerek hesabına konulan blokenin kaldırılması ile 2 aylık taksit toplamı olan 2.217,78 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı, davacının hesabından dava dışı bankalara verdiği talimatlara istinaden taksit kesintisi yapıldığını, hesabında bloke olmadığını savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile dava kesinleşinceye kadar blokenin kaldırılmasına yönelik verilen kararın devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının bankadan kullandığı tüketici kredilerini ödememesi üzerine emekli maaşına bloke konulup konulmayacağı, ödenen bedellerin geri istenip istenemeyeceğine ilişkindir. Bilindiği üzere 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı yasanın 56.maddesi ile değişik 5510 sayılı yasanın 93.maddesine göre “Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88.maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.” İİK.nun 83/a maddesindeki "İİK.nun 82 ve 83. maddelerinde yazılan mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir" hükmüne karşın, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Kanunun 32.maddesi ile değişik 5510 Sayılı SGK.nun 93/1.maddesinde, "bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun muvafakati yok ise, icra müdürü tarafından reddedileceği" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu hükmün İİK.nun 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği ve takip hukukuna göre icra takibinin kesinleşmiş olması şartıyla haciz sırasında veya hacizden sonra 5510 Sayılı Yasanın 93.maddesi kapsamındaki gelir, aylık ve ödeneklerin haczine ilişkin verilen muvafakatin geçerli olacağı, bu durumda borçlunun haciz sırasında veya haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebileceği, sözleşme hukukuna göre bu yasağın kesin olmadığı, yasanın tarafların iradesine ağırlık vererek muvafakat yoluyla emekli aylıklarına bloke konulmasına, borcun başka teminatlara başvurulmadan ödenmesine imkan sağladığı, böylece tarafların sözleşme ile belirledikleri hükmü ortadan kaldırmadığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacı az yukarıda zikredilen yasal düzenlemeler yürürlükte iken sırasıyla 27.08.2013 tarihli 23.500 TL dava dışı ... Bank'tan, yine aynı tarihli 20.000 TL dava dışı .... Bank'tan tüketici kredi sözleşmelerini imzalayarak kredi kullandığı, maaşını ise davalı ... 'den aldığı sabittir. Davacı tarafından imzalanan sözleşmelerde ve aynı tarihli alınan taahhütnameler de kredi taksitlerinin ödeme planının davalı ...'den alınan maaş tarihine göre hazırlandığı, eğer maaş tarihinde bir değişiklik olursa bankanın ödeme tarihlerinde değişiklik yapma yetkisi olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davacı verdiği talimatname ile taksit ödemelerinin herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın ... aracılığı ile ödenen maaşından otomatik kesilmesine muvafakat etmiş olup, ... dan aldığı maaşının kesilmesine kredinin geri ödemelerinin maaşı üzerinden yapılmasına, bankanın takas ve mahsup hakkını kullanmasına da muvafakat etmiştir. Davacı sözleşmeden dönmediğine göre borcu ne şekilde ödeyeceğini de açıklamamıştır. Bankada bu taahhüde inanarak başka teminat istemeden davacıya krediyi kullandırmıştır. Davalı ..., davacı ile dava dışı bankalar arasında imzalanan talimat hükümlerine göre kesinti yapmıştır. Hemen belirtilmelidir ki davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödememesi halinde sözleşme gereğince kullandırılan kredinin teminatı olarak maaşından kesinti yapılmasını kabul etmesi ve diğer teminat öngören hükümlerin sözleşmeye konulmasına rıza göstermesinin haksız şart olarak kabulü mümkün değildir. Zira davacı yürürlükteki bu Yasaları bilerek sözleşmenin sözleşmeyi imzalamış olup, serbest iradesi ile sözleşme şartlarına uygun olarak kredi borcu taksitlerinin ...'den aldığı maaşından kesilmesi için talimat verdiğine göre artık sözleşmenin söz konusu hükmünün müzakere edilerek kararlaştırılmadığı söylenemez. Ayrıca bankanın yaptığı işlemin sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerin dürüstlük kuralına aykırı düşecek şekilde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olduğu kabul edilemez. Davacının bankadan kullandığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesi zorunludur. Davacının taksitlerin maaşından ödenmesini ihtirazı kayıtsız kabul edip daha sonra dava açıp kesinti bedelini geri istemesi hakkın kötüye kullanılması olup iyiniyet kurallarıyla bağdaşmaz. (TMK m.2) Tüketici haklı bir sebep olmadan sözleşmeyi tek taraflı feshedemez, ifası yapılmış bedellerin iadesini isteyemez, bu şekilde edimin tek taraflı geri istenmesi de hukuken himaye göremez. Aksi halde; kredi isteyen kişinin mali durumu ve maaş gelirine göre borcunun ödenebileceği güvencesiyle kredi veren bankanın alacağının imkansızlaşması, kötü niyetli bir kredi borçlusunun borcunu hiç ödememesi gibi bir sonuç doğacaktır. Başka bir deyişle yeni yasanın yürürlük tarihi olan 28.02.2009 tarihinden sonra kullanılan kredilerde emekli maaşından kesinti yapılmasına yönelik muvafakatlerin önceden verildiği gerekçesiyle geçersizliğinden ve haksız şart teşkil ettiğinden bahsedilemez. Hal böyle olunca, mahkemece uyuşmazlığın sözleşmeye bağlılık, ahde vefa ilkesi ve tarafları bağlayan sözleşme hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

2-Kabule göre, davalı ... tarafından dava sonucunda verilecek hükümden hakkı etkilenecek dava dışı bankalara ihbar edilmesi istenmiş olmasına rağmen mahkemece, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, ayrıca bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda birinci ve ikinci bentte açıklanan nedenlerle davanın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

DİĞER EMSAL KARARLAR
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ-2014 YILI KARARI>>>>> İNDİR. (PDF)
YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ-2015 YILI KARARI>>>>> İNDİR. (PDF)
 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Şimdi Saat

Güvenli İnternet İhbar

FLAŞ... FLAŞ... FLAŞ... TURKCELL'E YARGI ŞOKU..!

Tüketici Hukuku Akademisi

Yorum Ekle



Tüketici Hukuku Akademisi

BİLGİ: CEP TELEFONU VEYA E-POSTA ADRESİNİZE GELEN "DOSYA MASRAFI VE KREDİ KARTI AİDAT KESİNTİLERİNİ GERİYE DOĞRU 10 YIL OLARAK ALIYORUZ" ŞEKLİNDEKİ SMS, MAİL VE SESLİ ÇAĞRILARA İTİBAR ETMEYİNİZ... BU BİR DOLANDIRICILIKTIR!!!

Yorum Ekle

ip adresi

Paylaş- Twitle-Mail- Yazdır-Ekle

Tüketici Hukuku Akademisi Gadgets